Peki Hangi Suyu İçmeliyiz !!!


Hangi Su?


Tabiki içinde Magnezyum, Kalsiyum, Potasyum, Sodyum ve Demir gibi vücudumuz için çok önemli hayati değeri olan Alkali Minerallerin doğal yollarla emilerek suya geçmesiyle oluşan Doğal Alkali Su! .

Suyun kalitesini belirleyen, Suyun Alkali ve Antioksidan hale gelmesinde en önemli etken, suda bulunan doğal minerallerdir. Suyun hangi yöntemlerle alkali yapıldığı çok önemli bir konudur. Bu yöntemler Alkali Suyun Kalitesini ve vücuda fayda seviyesini belirler.

Yani sera da yetişen domatesi düşünün, birde doğal ortam daki toprak da, gerçek güneşin altında hormonsuz, zararlı kimyasallar kullanılmadan yetişen domatesi düşünün. İkiside görünüş de domates fakat içeriğine baktığınızda, biri vücuduza gerekli vitamin ve mineralleri barındırıyor ve yediğinizde vücudunuzun ilgili eksikliklerini giderip bir çok hastalığa karşı direnç geliştiriyor ve fayda sağlıyor. Bunun yanın da diğeri ise doğal güneş yerine radyasyon içeren lambalar ve kimyasal ilaçlar kullanılarak yoğun baskı altında yetiştiriliyor. Acaba hangisi bizim için daha faydalı ve gerçek domates !!!

Kısacası önemli olan nokta şudur ki, Suyu bazı cihazların içinden geçirirken uygulanan Katot (+), Anot (-) elektirik yüklemeleri ile yapılan veya içine birşeyler damlatarak yapılan veya içine tuz atarak yapılan Alkali su mu? Yoksa tıpkı doğadaki gibi toprak ve taşlardan yavaş yavaş doğal mineralleri emerek oluşan Doğal Alkali Su mu ?


Magnezyum


Magnezyum minerali ihtiytacı; Yetişkinlerde ortalama 300 mg. dır. Bu miktar 65 yaş üzerindekilerde 350 magnezyuma, gebelik ve emzirme dönemlerindeki kadınlarda 600 magnezyuma kadar çıkabilmektedir.

Faydaları ve Görevleri; Sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak da bilinir. Enzimlerin harekete geçirilmesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır. C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin daha etkili kullanılması için de gereklidir.

Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir. Sinir sistemi sağlığı, vücut ısısının dengede tutulması gibi pek çok fonksiyonda görev alan magnezyum, kemik ve diş gelişimi ve sağlığı açısından da gereklidir. Astım ve alerjik nezleyi hafifletmesi de Magnezyumun Faydaları arasındadır. Adet dönemi öncesi magnezyum takviyesi adet sancılarını azaltır. Gebelikte görülen kramplara karşı koruyucudur.

Eksikliğinde; Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer fonksiyonlarında aksaklıklara yol açarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dalgınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Bebeklerde havale tehlikesini arttırır. Stres, gebelik ve emzirme gibi durumlarda vücudun günlük magnezyum ihtiyacı artar.Alkol kullanımı magnezyum eksikliğine yol açtığı için özellikle "alkol bağımlılarında" ve sık alkollü içki içenlerde magnezyum eksikliği çok görülür.


 

 

Kalsiyum


Kalsiyum ihtiyacı; Normal Yetişkinlerde, Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda değişiklik gösterir. Normal bir yetişkin günde ortalama 1000 mg. Kalsiyum almalıdır. Gebelikte ve 50 yaşın üzerindekilerde bu oran ortalama olarak 1500 mg.'a kadar yükselir. Çocuklarda ise 500 – 600 mg kadar kalsiyum, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır.

Faydaları ve Görevleri; İnsan vücudu açısından Kalsiyumun önemi, özellikle kemik oluşumu ve diş sağlığı açısından almış olduğu görevleri nedeniyle, çok fazladır. Bu nedenle insan vücudundaki kalsiyumun % 99′u kemiklerde ve dişlerde bulunur. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, kanın pıhtılaşması, sinir iletimi ve kalbin düzenli çalışmasında önemli görevleri vardır. Gebelik ve doğumdan sonra süt yapımında da büyük rolü vardır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltır.

Eksikliğinde; Başta kemiklerin ve dişlerin zayıflaması sonucu raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Ayrıca, eklem ağrıları, kas krampları, egzama, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, sinirlilik, uykusuzluk ve depresyona neden olabilir. Gebelikte ve yeni doğan bebeklerde kalsiyum ihtiyacı daha fazladır. Bu nedenle, özellikle gebelikte ve bebeklerde kalsiyum ihtiyacını karşılamaya özen göstererek kalsiyum eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçilmelidir.

feature bootstrap

feature bootstrap

Potasyum


Potasyum ihtiyacı;1 yaşına kadarki Bebeklerde günlük potasyum ihtiyacı ortalama 600 mg dır. 10 yaşına kadarkiçocuklarda potasyum ihtiyacı 1000 ile 2000 mg arasında değişir. Yetişkinlerde ise günlük potasyum ihtiyacı 2000 – 3000 mg kadardır.

Faydaları ve Görevleri; Beslenmede hayati önemi olan bir mineraldir. Vücuttakisu ve mineral dengesinin korunmasına yardımcı olur. Besinlerin hücre içine taşınması, sinir sistemindeki mesajların iletilmesi, kalp ve kaslar için önemlidir. Tansiyonu dengeler. Beyne oksijen taşıyarak zihin faaliyetlerini destekler.Alkolün, vücuttaki fazla suyun,şekerin ve tuzun vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır.

Eksikliğinde; Dolaşım bozukluğu, kas güçsüzlüğü sonucu yorgunluk ve halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve kusma, kabızlık, zihin bulanıklığı, baş ve karın ağrısı, kramplar ve kalpte ritim bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. Sporcu sakatlanmalarının en önemli nedenlerinin magnezyum ve potasyum eksikliği olduğu bilinmelidir.


Sodyum


Sodyum ihtiyacı;Normal sağlıklı bir yetişkin için günlük sodyum ihtiyacı 2 – 3 gram civarındadır ve bu sodyum miktarı 5 gram tuzdan sağlanabilir. Normal şartlarda sodyum ihtiyacı rahatlıkla karşılanır, fakat ishal gibi vücudun sıvı ve mineral kaybettiği durumlarda kaybedilen sodyumun geri kazanılması için su ile birlikte bir miktar tuz alınmalıdır. Vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumun miktarı hamilelerde artarken, yüksek tansiyon hastalarında azalmaktadır. Ayrıca, bebeklere 1 yaşına gelene kadar tuz ve tuzlu besinler verilmemelidir. Zaten anne sütü sodyum açısından en ölçülü şekilde yaratılmıştır.

Faydaları ve Görevleri; Normalde fazlası idrar ve terleme yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Bununla birlikte, sodyum fazlalığı yüksek tansiyon, potasyum kaybı, vücutta su tutulması ve ödemlere neden olur. Sodyum fazlalığında potasyum takviyesi yaparak, potasyum eksikliğinden doğabilecek zararlı sonuçlardan korunmaya çalışılmalıdır. Sodyum Fazlalığının en önemli nedenleri fazla tuz ve tuzlu, yani bol miktarda sodyum içeren, besinler tüketmek, yetersiz su alımı ya da ishal, terleme ve kusma yoluyla vücudun sodyuma oranla daha fazla su kaybetmesi nedeniyle kandaki sodyum oranının artması olarak sayılabilir.

Eksikliğinde; Halsizlik ve güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hafıza bozukluğu ve konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur. Yetersiz tuz alımı, tuz alınmadan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, yanıklar ile ishal, kusma ve terleme yolu ile vücudun tuz kaybetmesi sodyum eksikliği oluşmasının başlıca nedenleridir.

feature bootstrap

feature bootstrap

Demir


Demir ihtiyacı;Yetişkinlerde erkeklerin günlük demir ihtiyacı ortalama 8 – 10 mg kadardır. Bu miktar gebelik, emzirme ve adet dönemlerinden dolayı kadınlarda biraz daha fazladır.

Faydaları ve Görevleri; İnsan vücudu için önemi ve faydaları açısından vazgeçilmez bir mineraldir. B vitaminlerinin kullanımı, bakır ve kalsiyum emilimi, kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gereklidir. Demir minerali, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücut direncini arttıran demir yorgunluğa karşı etkilidir. Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Bu nedenle, özellikle gelişme çağındaki çocuklar için vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir.

Eksikliğinde; Kansızlık yani anemi ise demir eksikliği anemisi olarak adlandırılır. Kadınlar erkeklerden daha fazla demir tüketirler. Bu nedenle Kadınlarda Demir Eksikliği daha fazla görülür. Demir eksikliği konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, kalp çarpıntısı, yorgunluk, solgunluk, sinirlilik, bağışıklık sisteminde zayıflık, saçlarda ve kemiklerde kırılganlık gibi sorunlara yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, saçlarda ve tırnaklarda çatlamalar, dudak kenarlarında yaralar ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere sebep olabilmektedir. Özellikle C vitamini demir emilimini kolaylaştırdığı için Anemiden korunmaya yardımcı olur. Gebelikte, bebeklerde ve çocuklarda demir ihtiyacı daha fazla olduğu için özellikle bu dönemlerde demir eksikliği sonucu oluşabilecek gelişim bozukluklarının önüne geçmek için yeterli miktarda demir alınmalıdır.